GüncelLGBTİ+

“Trans hayatlarımız değerlidir! Vardık, varız, var olacağız”

İzmir'de trans kadınların çağrısı ile bir araya gelen kitle İzmir Barosu önünde yaptığı açıklama ile

Alsancak sistematik şekilde polis saldırısına maruz kalan translar İzmir Barosu önünde dün (21 Temmuz) basın açıklaması yaptı.

Eyleme HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay da katılarak kouşma yaptı ve LGBTİ+’ların yanında olacaklarını dile getirdi.

Trans kadınlar adına Elif Soylu tarafından yapılan açıklama, “Son 6 aydır Alsancak’ta yaşayan trans kadınlara yönelik baskı ve şiddetin boyutu açıkça işkenceye varmıştır! 17 Temmuz gecesi saat 01:00 sularında Alsancak’ta üç trans kadın yaşadığı apartmanın önünde kolluk kuvvetleri tarafından önce sözlü tacize ardından ise ağır şekilde darba maruz bırakılmıştır.

Trans kadınlara yönelik giderek artan şiddet nedeniyle kaygılı, üzgün ve öfkeliyiz… LGBTİ+’lara yönelik hedef gösterme, nefret söylemleri ve özellikle trans kadınlara yönelik kamusal saldırılardan güç alan faillerin etkin ve şeffaf soruşturma yürütülerek ‘görevi kötüye kullanma, işkence ve insanlık onuruna aykırı muamele olmak üzere işledikleri her bir suç için üst sınırdan ceza almasını talep ediyoruz!” şeklinde başladı.

Yapılan açıklamada, “17 Temmuz gecesi yaşadıkları evin önünde arkadaşları ile sohbet eden 3 trans kadın önce bekçilerin transfobik söylemler ile ceza kesme tehdidine maruz bırakılmış ardından ise köpeklerini dolaştırmak için evlerinin önüne çıktıklarını ve buna hakları olmadığını belirten arkadaşlarımıza biber gazı sıkılmış, zorla yere yatırılarak üzerlerine oturulmuş, saçları çekilmiş, yerlerde sürüklenmiş; jop kullanılmış ve ters kelepçe yapılarak polis otosunda havasız bir şekilde bekletilmişlerdir! Kolluğun keyfi ve suç teşkil eden bu saldırısı esnasında sokakta bulunan yaklaşık 20 trans kadın da biber gazına maruz bırakılmış ve pek çok trans kadın jopla fiziksel şiddete maruz bırakılmıştır” sözleriyle yaşanan şiddet aktarıldı.

Trans kadınlar, iktidarın LGBTİ+’lara yönelik nefret söylemi ve politikaları, nefret suçlarına yönelik cezasızlık politikası ve her türlü şiddetin açıkça teşvik edilmesinden güç alarak gerçekleştirilen bu sistematik saldırıların transları yaşadıkları, çalıştıkları bu sokaklardan açıkça göçe zorlayarak hiçbir güvenliğin ve insani koşulun olmadığı alanlara sürmek olduğunu, transfobiye eşlik eden ve ‘soylulaştırma ve rant’ politikasının sonucu olduğunu bildiklerini belirterek, “Bu transfobik ve ahlakçı şiddeti, dozu arttırılarak körüklenen şiddeti ve ‘soylulaştırma’ projelerini Esat-Eryaman’dan ve Ülker sokaktan tanıyor; şehirde yaşayan trans kadınlar olarak her türlü insan hakkı ve kent hakkımıza sahip çıkıyor ve tüm şiddete karşısında itaat etmeyi reddediyoruz!” denildi.

 

“Nefrete inat yaşasın hayat!”

Açıklamada,

“Tekrar vurguluyoruz: Son dönemde giderek artan translara yönelik kolluk kuvvetleri ve/ya siviller tarafından gerçekleştirilen nefret saldırıları ve cinayetleri toplumsal ve politiktir! Translara yönelik nefret saldırıları ve cinayetler, devletin adeta varlıklarını ve haklarını yok saydığı translara karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesinin; ayrımcılık ve nefret suçlarına karşı önleme, koruma ve ceza politikası geliştirmemesi ve uygulamamasının; faillere uygulanan cezasızlık halinin, önlenmeyen her türlü ayrımcılığın sonucudur.

Kamusal alanlarda ve hatta bizatihi kolluk güçleri tarafından saldırıya maruz bırakılabileceği mesajı verilen, her türlü iktidar mekanizması tarafından şiddet ve ayrımcılığa sistematik olarak maruz bırakılan, içinde yaşadığı toplumda her türlü temel insan hakkı gasp edilen, kamusal destek mekanizmalarından açıkça yoksun bırakılan ve hatta toplumsal hayattan dışlanan transların maruz bırakıldığı nefret saldırıları, işkence ve cinayetlere transfobik, heteroseksist, mizojenik erk-ek iktidarlar, tüm kişi ve kurumlar ortaktır.

Devlete, uluslararası sözleşme ve anayasal yükümlülüklerinden doğan her türlü ayrımcılık ve nefret suçunu önlemek ve cezalandırmak için görevini yapmaya; işkence yasağını şüphe uyandırmayacak biçimde uygulama yükümlülüğünü bir kere daha hatırlatıyoruz! Yoğunluğu giderek artan nefret ve şiddet ikliminde, tüm kamuoyunu açık ve örtük şekilde translara yönelik gerçekleştirilen her türlü nefret saldırısına karşı ses çıkarmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz! Şiddet ve ayrımcılık politikalarına karşı translarla eşitlenmeyi ve insan haklarını savunmaya; ayrımcılık ve şiddetin önlenmesi, etkin soruşturulması ve cezalandırılmasını talep etmeye devam edeceğiz!” şeklinde sona erdi.

Eylem “Trans hayatlarımız değerlidir! Vardık, varız, var olacağız! Nefrete inat yaşasın hayat!” loganalrı ile açıklama sona erdi.

 

 

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu